Yokuşun Başında…

Sağa baktı, sola baktı. Yol yoktu. Ellerini dizlerine dayayarak öne eğildi. Kamburu çıkık bi halde boynunu çevirerek ardına baktı. Geri dönemezdi.

Derin bir nefes çekerek yine elleri dizlerinde kafasını yukarı kaldırarak yokuşa baktı. Tam yokuşu yokuş yapacak olan noktada, saatlerdir geldiği düzlüğün sonundaydı.

Yorgundu. Nefesi ne kadar düzene giriyor olsa da gücünü toplayıp o yokuşu tırmanabileceğinden emin değildi. Biraz oturup dinlense bu seferde yeniden ayağa kalkamayacak olmasından korkuyordu.

Öncesinde yol olmasa, yokuş bu kadar korkutmazdı onu. Ama yorgundu.

Bir kez daha bakındı etrafına. Kimseler yoktu. Yapayalnızdı o yokuşun başında. Galiba herkes onu yokuşun bittiği düzlükte bekliyordu. Bekleyen birileri kaldıysa tabi. Hala ona inanan birileri…

Gücünü toplamak için zamanı yavaşlatmaya, zamanı yavaşlatmak için bahanelere ihtiyacı vardı. Geldiği kadarını düşündü. Yol hiç bu kadar uzun görünmemişti gözüne. Bu kadar yorulacağını hiç tahmin etmemişti.

Oysa bu yola çıkarken herkes desteklemişti onu, inanmıştı ona. Peki neden yapayalnızdı şimdi bu yokuşun başında?

Daha fazla vakit kaybedemezdi. Hava kararmak üzereydi. Karanlık basmadan bu yokuşu çıkmalı ve ardında bırakmalıydı.

Sigarayı bırakalı yıllar olmasına rağmen canı bir sigara çekti. Nefesine güvenemeyen birisi için ne acıklı bir arzu!

Aslında yokuşun kendisi değil sonunda bekleyen belirsizlikti onu korkutan. Bir yokuşu daha kaldıramazdı. O yokuşun sonu ya bitiş ya da iniş olmalıydı. Keşke birisi gelip ona yokuşun ardındakini söyleseydi, ne güzel olurdu.

Doğruldu ve bu sefer gökyüzüne baktı. Tanrı’nın olduğunu varsaydığı gökyüzüne… Dua etmenin tam sırasıydı. Kimse yoksa, Tanrı yanında olmalıydı.

Dudaklarında ezberden dökülen mırıltılarla ilk adımını attı. Geldiği yol kadar uzun değilse de yokuş zordu.

Öldürmeyen şey güçlendirirdi değil mi? Öyleyse korkacak ne vardı?

Korkacak ne var?

O kadar yolu boşuna mı yürüdün? O kadar yolu vazgeçmek için mi geldin?

Yokuşun başında korktuğu kadar yolun hiç bir yerinde korkmuyor insan.

Gözlerini açtı, mırıldanmayı bıraktı ve ağır ağır yokuşu tırmanmaya başladı.

Başlamak yokuşun ne kadarıydı?

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: