Seçmediğimiz yol!

Hayat seçimlerden ibaret değil mi bir bakıma? Seçemediğimiz (en azından öyle olduğunu biliyoruz yaşayan hafızamızla) ırkımız, cinsiyetimiz, ülkemiz ve ailemiz dışında hayat bize sürekli seçimler sunuyor. Daha bebekken bu ayrımın farkına varıyor bilinçli ya da bilinçsiz seçimlerimizle yolumuza devam ediyoruz.

İlk zamanlarda seçimlerimizi pek bilinçle yapmıyor olsak da, bu seçimler bize iyiyi ve kötüyü, zararlıyı ve faydalıyı, güvenliyi ve güvensizi öğretmeye başlıyor. Bu sayede seçimlerimiz hareketlerimizi şekillendiriyor. Bilinç geliştikçe seçimlerimizden edindiğimiz tecrübeler sayesinde artık seçimlerimizi daha çok aklımızı kullanarak yapmaya başlıyoruz.

Tabi belli bir yaşa kadar yine hayatımıza dair bir çok seçim bizim değil ailelerimiz tarafından yapılıyor ve biz daha çok onların seçtiği yolda ilerliyoruz doğru. Fakat en nihayetinde benliğimizin kontrolünü tamamen ele geçirmemizle (ya da öyle sanmamızla) birlikte hayat, bizim için sunduğu seçimlerde verdiğimiz kararlara göre şekillenmeye başlıyor.

Derslerimiz için çalışıp çalışmamayı, belki kopya çekmeyi ya da hiç okula gitmemeyi tercih ediyoruz. Sevdiğimiz kıza açılmayı ne kadar istesek de bazen onunla konuşmaya cesaret edemeyip uzak durmayı tercih ediyoruz. Sözlerimizi bile seçerek konuşmaya başlıyoruz. Bir çok düşüncemizi söylememeyi tercih ediyoruz. İş hayatına girdiğimizde önümüze bir çok seçenek çıkıyor çoğu zaman. Birini seçiyoruz…

Bir arkadaş ortamında açılan bir sohbette bir fikir geliyor aklımıza, kendimize saklamayı ya da peşinden gitmeyi seçiyoruz. Peşinden gittiğimiz fikirlerin ya da inandığımız tercihler için mücadele etmeyi seçiyor, kimi zamansa vazgeçiyoruz. Kimimiz şehir değiştirmeyi seçiyor, kimimiz bulunduğu şehirde yaşamayı. Kimimiz evlenmeyi, tek çocuk sahibi olmayı; kimimizse boşanmayı tercih ediyor.

Her seçim bizi olgunlaştırıyor, bir sonraki seçimlerimiz için şekillendiriyor. Seçimlerimiz önümüze yeni seçenekler çıkartıyor. Hatta başkalarının seçeneklerini bile şekillendiriyor. Böylesine karmaşık bir yumağa dönüşüyor zamanla, binlerce, on binlerce hatta milyonlarca kesişmeye dönüşüyor.

Peki, seçmediklerimiz… Yani öyle ya, biz önümüze çıkan seçeneklerden birisini tercih ediyor ve o yolda yürüyoruz. O yolda çıkan yeni seçeneklerde de bir yöne dönüyoruz ve bu böyle devam ediyor. Yürüdüğümüz yolu şekillendiren seçimlerimizin yanında hep seçmediğimiz bir yol var karanlık!

Yaş aldıkça, yapılan seçimlerimizi sorgulamaya başlıyoruz. Göndermeler ve suçlamalar hep yapılan seçimlere olmuyor, tercih edilmeyen o diğer seçeneğe yoğunlaşıyor çoğunlukla “O zaman o teklifi kabul edecektim”, “O zaman bu şehirden ayrılmalıydım” vs. vs.

Oysa seçmediğimiz yolun bizi nereye götüreceği konusunda ancak tahminde bulunabiliriz. Hatta o tercihin bizim karşımıza o günden bilemeyeceğimiz bir çok yeni seçenek çıkartacağını ve bu seçimlerin başkalarının hayatına bile farklı etkileri olacağını hiç düşünmeden, bugünümüzü daha iyi yapacağına inanırız. Ne büyük bir yanılgı!

Önümüze çıkan yol ayrımında seçtiğimiz yol bizi evimize getirirken diğer yolda bir başkasının kötü seçimi yüzünden bir kaza geçirip yolun tamamen bitip bitmeyeceğini bile bilmiyoruz ama bugünkü memnuniyetsizliğimizi o bilmediğimiz yolu tercih etmemize yoruyoruz kolaylıkla.

Bizler için tek yol var, o da seçtiğimiz yol… Diğeri karanlık, diğeri yok ve hiç olmadı, olmayacak. Olduğu yerden, halinden memnun değilse insan, olmasını istediği yere gidecek yeni yollar çizmeli. Gitmek istediği yeri bilen için seçenekler her zaman olacaktır. Bugün o tercihleri yapamıyorsan, geçmişte sonucunun senin nereye götüreceğini bildiğin tercihleri sorgulamak zaman kaybından başka nedir ki?

Alice

Lewis Caroll’un unutulmaz eseri “Alice Harikalar Diyarında” da önüne iki yol çıkan Alice’in “Hangisinden gideceğim?” sorusuna tavşanın verdiği yanıt aslında her şeyi özetliyor “Nereye gideceğini bilmiyorsan hangi yoldan gittiğinin bir önemi yok”

Seçtiğimiz yol bizim yolumuz, seçmediğimiz yollar karanlık. Zamanımızın ne kadar olduğunu bilmiyoruz madem, gittiği yere kadar yeni yollar çizmeliyiz.

Arkamıza dönüp bakmadan…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: